Hakkımda Merak ettiĞiniz Şeyler.
Forum Sayfamız..
Bana söyLemek istediklerinizi Burdan Yazabilirsiniz..
Nisan
11
2008
8:03 pm
Tags:
Post Meta :

Sigara, stres ve uykusuzluğun, gücü olumsuz etkileyen faktörlerin başında geldiği bildirildi. gücü artırıcı yiyecekler ve yöntemlerin, dünyanın tüm ülkelerinde büyük ilgi gördüğünü belirten uzmanlar, gücü azaltıcı faktörlerin dikkate alınmasının daha önemli olduğunu ifade etti.

Uzmanlara göre , her insanda doğuştan varolan bir içgüdüdür. Ancak özellikle büyük kentlerin yaşam temposu, cinselliği azaltıcı tuzaklarla doludur. İş yaşamında karşılaşılan zorluklar ve stres, hayatına öldürücü darbeler indirir.

Sigara içmenin, gücün karşısındaki olumsuz faktörlerin başında geldiğini belirten uzmanlar, sigara dumanındaki bir çok kimyasal maddenin, damarlarda kasılmaya ve kan akımının azalmasına neden olduğunu ifade etti. Uzmanlar, kan akımı bozulan , ve organların daha az duyarlı olduğunu ve sigara içildikten sonra yapılan cinsellikte ın daha az yaşandığını söyledi.

Uzmanlara göre stres, kandaki DHEA ve testesteron seviyelerinin düşmesine neden oluyor. Stresli bir günden sonra isteğin azaldığını ifade eden uzmanlar, “Stres nedeni ile kortizol gibi stres hormonları artar. Kan damarlarının daralması ve kan akımının azalmasına neden olur. Stres yaşamda çok önemli faktörlerden birisidir. Önemli bir toplantı öncesi, sınav öncesi ve benzer durumlarda istek ve cinsellikten zevk almak belirgin oranda azalır” ifadelerini kullandı.

Uykusuzluk da gücü azaltan faktörler arasında sıralanıyor. Uykusuzluk halinde stres hormonlarından kortizol salınımının arttığını, bu hormonun yüksekliğinin istekte azalmaya neden olduğunu belirten uzmanlar, “Sigarayı azaltmaya bakın. Olur olmaz her şeye kafanızı takmayın, üzerinizdeki stresi azaltmaya çalışın. Ve uykunuza dikkat edin. Göreceksiniz yatakta partreniniz, eşiniz farkı hemen fark edecektir” uyarısında bulundu.

Tags: , , , , , ,

Nisan
5
2008
8:00 pm
Tags:
Post Meta :

Erkeklerin yaşamdan beklentilerini aşağı yukarı biliyoruz: Zevk, heyecan, tutku ve eğer mümkünse ufak tefek oyunlar… Oysa kadınlar için durum biraz daha karışık, çünkü kadınlar seksi çok daha farklı boyutlarıyla yaşamanın peşinde…

hem erkekler, hem de ka­dınlar için hayatın vazgeçilmez bir parçası… Ancak bu, iki cinsin seksi aynı şekilde yaşadığı anlamına gelmiyor. Erkekler için hazzın temelinde biyolojik bir ihtiyacı karşılama ve rahatlama içgüdüsü ağır basarken ka­dınlar, bambaşka duygu ve düşüncelerle yatağa giriyorlar. Yani toplumsal önyargı­ların aksine erkekler sekse daha meraklı oldukları halde ilişkide klasik kalıp­larla yetinirlerken, kadınlar ilişkiye renk katmak için büyük çaba harcıyor, hayatlarının her alanı gibi yaşamlarını da ara ara gözden geçirilip yenilenmesi gereken bir bütün olarak görüyorlar. Üstelik bu sıra­lardan bazıları, yüzyıllardır devam eden ve her toplumda kabul gören birtakım basma­kalıp düşünceleri de yalanlıyor. İşte kadın­ların cinselliği nasıl yaşadığına dair bazı ipuçları ve bilinmeyen gerçekler…

Daha fazla hareket istiyorlar
Demiştik ya, erkeklerin sekse daha meraklı olmaları onların daha yaratıcı oldukları ve tutkulu bir yaşam yolunda daha fazla çaba gösterdikleri anlamına gelmiyor. Aksine, kendine ve partnerine ön sevişmeyi çok görenler bile var. Onlar için asıl olan, birleşme ve boşalma anı. Oysa kadınlar için birleşmenin öncesi ve sonrası da en az kendisi kadar büyük önem taşıyor.. Onlar daha hareketli, yeniliklere daha açık, farklı tatlar alabilecekleri, değişken bir cin­sellik arayışı içindeler. Zaten uzun vadeli ilişkilerde ister istemez monotonlaşan cin­sel hayatı yeni bir heyecan dalgasıyla ta­zelemek için çaba gösterenler de çoğun­lukla kadınlar oluyor. Seksi bir iç çamaşırı, romantik bir akşam yemeği, küçük sürpriz­ler, yeni fanteziler… Genellikle bu tarz fi­kirlerin arkasında erkekleri bulmak pek mümkün değil. Onlar kendilerine sunulan zevklerin tadını çıkarmakla yetiniyor ama daha durağan, daha klasik ve daha tek renkli bir hayattan da şikayet etmiyorlar. Yani kadınlar için , erkekler için olduğundan çok daha farklı bir anlam taşıyor. Evli kadınlar da seksi seviyorlar; Evliliğin aşk­la birlikte zevki de öldürdüğü yolun­daki bütün tezler palavra… Evli kadınların çoğu, seksi “bitmeyen bir balayı” tadında yaşamanın hayalini kuruyorlar.

Kocalarının onlara hep aynı tutkuyla sarılmasını, yıllar sonra bile ilk sevişmenin heyecanıy­la sevişmeyi, kocalarıyla aralarındaki sevgililik ilişkisinin ve tutkunun sürmesini isti­yorlar. Oysa çoğu erkek kendini sevgilisi ya da nişanlısı konumundaki kadını nikaha kadar elinde tutmak ve etkilemek zorunda hissetse bile, nikahtan sonra gevşiyor ve ilişkiyi de dahil her yönden boşluyor. Evliliğin kaçınılmaz olarak rutinleşme tehlikesine düştüğü dönemlerde bunu fark eden ve durumu değiştirmek için çaba gös­teren genellikle kadın oluyor. Ancak tabii ki bu tek taraflı çaba yeterli değil ve ilişki­nin her açıdan olduğu gibi yönün-den de sıradanlasma tuzağına düşmesi ka­çınılmaz. Yine de ne olursa olsun kadınla­rın evlenince yatakta tembelleştikleri ya da evli kadınların seksi sevmedikleri düşüncesi son derece yanlış…

Cinselliği aşkla birlikte yaşamak istiyorlar
Pek çok kadının hayatında en az bir adet tek gecelik ilişki, sadece fiziksel çekimden yola çıkılarak yaşanan bir , salt be­densel hazları tatmin uğruna gerçekleşen bir sevişme vardır. Ancak bütün bunlar, ka­dınların cinselliğe duygularını da karıştır­dıkları gerçeğini değiştirmiyor. Onlar için aşk, paylaşım, şefkat ve ilgi “mükemmel teknikten” önce geliyor. tatmin an­cak duygusal tatminle bütünleştiğinde anlam ve değer kazanıyor. İster yeni başla­yan bir ilişkide olsun, ister yıllardır süren bir beraberlikte, her kadın cinselliği yaşa­dığı erkek için özel olmak ve onda hayranlık uyandırmak istiyor.

Kadınların çok bü­yük bir kısmı, hatta savunma mekanizma­larını çalıştırıp aksini iddia edenler bile sek­si sadece olarak görmeyi başaramı­yor, özellikle ilk sevişmeden sonra ciddi bir beklenti içine giriyor, erkekler gibi rahat rahat kapıyı arkalarından çekip çıkamıyor, o en mahrem anların izlerini üzerlerinde taşıyorlar. Karşı tarafın bakış açışı farklı ol­duğu zaman da hayal kınklığına uğruyor, acı çekiyor ve bunalıma sürükleniyorlar. Onlar için nitelik nicelikten önce geliyor: İş­te kadınlarla erkeklerin sekse bakış açıları arasındaki en büyük farklardan biri… Er­kekler nasıl ki yemek konusunda pek seçi­ci davranmıyorlarsa, yatakta da önlerine her konanı “yiyebiliyorlar.” Ama bugüne kadar kaç kadınla birlikte oldukları, tatmin ve erkekliğin ispatı açısından büyük önem taşıyor. Kadınlarsa tam aksine nite­likten çok niceliğe önem veriyorlar. Erkeklere has “Ne sevişsem kar…” düşüncesinin yerini kadınlar da “Bir kere olsun, tam ol­sun” fikri alıyor. Tatmin edici olmayan, hiç­bir anlam ifade etmeyen, özelliksiz ve tat­sız , kadınların tüylerini diken diken etmeye yetiyor. Yani onlar için sayı değil, ka­lite belirleyici… Haftada bir kere gerçekle­şen, ama fantezilerle zenginleştirilmiş, renk­li, eğlenceli ve yaratıcı bir sevişmeyi her gün yaşanan yavan, sıradan, öylesine bir ilişkiye bin kere tercih ediyorlar.

hakkında konuşmaktan korkmuyorlar
Cinsellikten söz etmenin erkeklere has bir özellik olduğu düşüncesi de bir başka yan­lış düşünce… Çünkü arkadaşlarla biraraya gelince içerikli espriler yapmak, bel­den aşağı fıkralar anlatmak, dünyaca ünlü bir ilahesini çok beğendiğini ve onunla bir gece birlikte olmak için her şeyi yapabileceğini söylemek ne yazık ki hak­kında konuşmak anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan gerektiğinde sorunlardan bah­sedebilmek, onları çözmeye çalışmak, is­tekleri ve şikayetleri dile getirmek, gerek­tiğinde bazı değişiklikler yapmaya cesaret edebilmek… Bunu da erkekler değil, kadın­lar yapıyor. Onlar hayatlarını gözden geçirme, kendilerini eleştirme, duygularını ve beklentilerini dile getirme, yani genel olarak seksten bahsetme konusunda çok daha cesurlar.

Erkeklerse arkadaşlarıyla konuşurken aslan kesildikleri, hak­kında atıp tuttukları halde iş ikili ilişkiye geldiğinde, yani bu konuyu sevdikleri ve ya­taklarını paylaştıkları kadınla konuşmaları söz konusu olduğunda tuhaf bir biçimde suskunlaşıyor, içlerine kapanıyor ve bu tip konuşmaları gereksiz bulduklarını belli eden hareketler yapıyorlar.

Tags: , , , , , , ,

Kasım
23
2007
10:45 pm
Tags:
Post Meta :

Tags: , ,

Mayıs
17
2007
12:16 pm
Tags:
Post Meta :

Semali , masa ortusu, somen

Merhaba elisi arkadaslarim,
Her yeni ekledigim elisinde sizlere evime dondugumu dusundurmusum; oysa onceden hazirlanmis postlar ile bir baskasi benim adima sayfayi guncelliyordu. Bu sebeple sizleri de ziyaret edemedim.
Hem geldigimi haber vermek hem de neredeyse iki haftadir sayfaya yeni bir sey eklemedigimden alelacele bu ornegi ekleyerek sizden dinlenmek icin bir iki gun daha izin istiyorum. Gorusmek uzere.
Bu ornegi boyle sira sira orup masa ortusu, somentabl, ortusu, secccade gibi bir suru sey yapilabilir. Hunerli hanimlarin hayal gucune kalmis.

Posted by Picasa

Posted by Picasa
Tags: , ,

Ağustos
30
2006
5:30 pm
Tags:
Post Meta :

Karsi karsiya Ortu

Aslinda adina tavus kusu demek daha dogru olurdu. Bu ornegin bir adi da ananastir, ozellikle yabancilar boyle adlandiriyor bu tip ornekleri. Biz de de cilek de deniyor galiba. Isim kismini gectikten sonra geleim ornege. Ortadan baslayip istediginiz kadar uzun yapabilirsiniz, orta sehpaya da uyarlanabilir; dikdortgen bir masanin ustune somentabl gibi de. Sadece uclardaki yelpaze kismini butun daire gibi orerek de odasi takimi yapilabilir.

Tags: ,

Sonraki Sayfa »
 
| VOLEYBOLCULARDAN TARİHİ BAŞARI: TÜRKİYE İLK KEZ GRAND PRİX’E GİDİYOR!.. | | Bel soğukluğu | | YATTARA NIN GELMEYECEĞİ KONUSUNDA ÇIKAN HABER YALAN ÇIKTI | | Besiktas Liverpool Nickleri | | Sun’dan tek yongada sekiz çekirdek | | Kari Koca | | Araştırmacılar Kanser Yapan Geni Etkisiz Hale Getirmeyi Başardılar | | Organ nakline duyarlılık artıyor | | Msn smiley set 1 | | Ben Uyuyorum |
Ekle Bunu