Hakkımda Merak ettiĞiniz Şeyler.
Forum Sayfamız..
Bana söyLemek istediklerinizi Burdan Yazabilirsiniz..
Aralık
11
2007
9:58 pm
Tags:
Post Meta :

Erkek cinsel organları penisten (ka­mış) ve skrotum adı verilen deriden bir torba içinde yer alan iki testisten (erbezleri, hayalar) oluşur. Cinsel uyarılma sırasında penis sertleşerek kadının vajinasına girme olanağı sağlar. Testisler de erkek cinsel hor­monu olan testesteronu ve kadında üretilen yumurta hücresini (ovum) dölleyecek spermleri üretir.

Penis
Penisin gövdesinde süngersi doku­dan oluşan üç uzun tüp vardır. Üst­te yer alan iki tüp birbirinin aynıdır ve kavernöz (kovucuklu) cisim (korpus kavernozum) adı verilir. Sünger­si cisim (korpus spongiozum) adı verilen alttaki tüpün içinde üretra denilen, idrarın ve meninin (semen) geçtiği kanal vardır.

Süngersi doku penisin ucunda genişleyerek, glans adı verilen man­tara benzer bir penis başı oluşturur.

Genital Bölgede Çıkan Herpes (Uçuk) Nedir?

Dış üreme organlarında görülen uçuktur. Bulaşma yoluyla vücuda geçer. Genital bölgenin uçuk vürusu bulunan bir kimseyle teması sonucu bulaşır. Genellikle cinsel temas sonrasında oluşur.

Genital bölgede yanma, ağrı, idrar yaparken ağrı duyma, ağrılı cinsel ilişki, akıntı, ateş yükselmesi ve lenf bezlerinde şişme görülebilir.

Hastalık bir geçirildikten sonra zaman zaman vücudun direncinin düşmesine bağlı olarak tekrarlama (nüksleri) görülebilir.

Lezyonları çok tipiktir. Başlangıçta içi su dolu toplu iğne başı büyüklüğünde çıkıntılar oluşur. Bunlar son derece ağrılıdır. Bir süre sonra üzerindeki epitel dökülür, kızarık küçük yaralar halini alır. Tek tek veya birkaç tanesi bir arada bulunabilir.

Akıntı bol mikterde gri beyaz şeffaf bir sıvı haline gelir.

Herpes enfeksiyonu özellikle gebelikte önemlidir. Akut herpes enfeksiyonu veya herpes nükslerinde lezyon mevcudiyetinde doğum kanallarından geçerken bebeğin herpes enfeksiyonu ile kontamine olması nedeniyle doğumdan sonra bebeğin boğazında enfeksiyon olması mümkündür. Bu nedenle bu durumda sezeryenle doğum ilk tercih edilecek yöntemdir.

Genital uçuk tedavisinde kremler ve ağızdan alınan haplar kullanılır. Lezyonların üzerine sürülen kremler ağrıyı hafifletip rahatsızlık hissini azaltır. Ağızdan alınan haplar da semptomları azaltıp enfelksiyonun çabuk iyileşmesini sağlar. Fakat ne haplar ne de lokal kullanılan kremler hastalığın tam iyileşmesini bağlamaz.

Aynı şekilde ilk geçirilen enfeksiyon sırasında yapılan tedavi daha sonraki nüksleri önlemez. Vücut direncinin düşmesiyle tekrar alevlenir.

Bulaşmayı önlemek için lezyonların ortaya çıktığı dönemde ilişkide bulunmamak, temizlik ve hijyen kurallarına dikkat edilmeli, vücud direncini yükseltmek için beslenme ve vitamin almaya dikkat etmeli ve semptomları hafifletici ilaçlar alınmalıdır.

Penis başını sünnet derisi denilen gevşek bir deri kıvrımı örter. Sünnet edilen erkeklerde bu deri kıvrımı alı­nır. Penisin başıyla gövdesi arasında hafif bir oluk vardır. Sünnet derisi in­ce bir deri kıvrımıyla penisin altın­dan penis başına bağlanır. Ergenlik çağının sonlarında ve erişkinlik çağınının başlangıcında penis başının kökünde küçük noktalardan oluşan bir halka görünebilir. İnciye benze­yen bu kabarcıkların genital siğil ol­duğunu sanan gençler endişelenebi­lir, oysa bunlar zararsız doğal kabar­tılardır.

Penisin kökünde sırasın­da ritmik olarak kasılan ve penisin sertleşmesinde de rol oynayan kas­lar bulunmaktadır.

Testisler
Dilimizde erbezi ya da haya adıyla anılan testisler erkek bebeğin kar­nında büyür ve gebeliğin sonlarına doğru ilerleyerek torbalara (skrotum) iner. Bazen bu gerçekleşmez ve çocukluk çağında küçük bir ame­liyatla testislerin skrotuma inmesini sağlama zorunluluğu doğar.

Testislerde iki tür hücre vardır; biri erkek cinsel hormonu testesteronu, diğeri ise spermleri üretir. Spermler testislerden, bükülmüş tüplerden oluşan ve testislerin arka ucunun üzerine külah gibi yerleşen epididimlere geçer. Buradan da sperm kanalı (vas deferens) adı veri­len bir başka tüpe geçer. Erkekte kı­sırlaştırma ameliyatı olan vazekto-mide bu tüp kesilir ve bağlanır.

Sperm kanalı idrar kesesinin ar­kasında biraz genişleyerek spermin depolanacağı bir alan oluşturur. Bu­rada sperm kanalına meni keseleri (seminal kesecikler) adı verilen iki küçük bez açılır. Bu bezlerin salgıla­dığı meni sıvısı (seminal sıvı) sperm­lerle ve prostat sıvısıyla birleşerek sırasında oluşturur. Bu alana açılan başka bazı bezler de vardır ve bunlar cinsel uyarılma sırasında bazen erken bo­şaltılan saydam bir sıvı üretir; bu sı­vıda gebeliğe yol açacak kadar sperm bulunabilir.

Bundan sonra sperm kanalı idrar kesesinin altındaki prostatın içine gi­rerek burada idrar yoluyla (üretra) birleşir. Hem idrarı, hem de meniyi taşıyan üretra penisin içinden geçe­rek dışarı açılır.

Testisleri destekleyen iki kas vardır. Bunlardan dartos kası torba­ların büzülmesini ya da gevşemesi­ni sağlar, kremaster kası (aşıcı kas) da kasılarak testisleri yukarı çeker. Bazen genç erkeklerde bu kas aşırı çalışabilir ve cinsel uyarılma ve bo­şalma sırasında testislerde ve kasık­larda ağrıya neden olur. Bu durum­da tedavi olarak bazen sıcak bir kü­vette mastürbasyonla boşalma önerilir.

İktidarsızlık, Erkeklerin Kabusu

Cinsel sağlık, kişinin genel fiziki ve duygusal sağlığının önemli parçası. Halk arasında ‘iktidarsızlık’ olarak bilinen sorunu, cinsel sağlığı etkileyen tıbbi durumlardan sıkça görülen bir tanesi. Günümüzde sorununun ‘İlaç, ameliyat, protez penis takılması ve psikoterapi’ gibi bir çok tedavi yöntemi mevcut.

Uzmanların belirttiğine göre, 3 ayı aşkın süre bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince elde edememesi durumuna ’ sorunu’ adı veriliyor. Bu sorunda, organik sebeplerle birlikte psikolojik sebepler de etkili oluyor. sorunu, yaşın ilerlemesinin yanı sıra yüksek kolesterol düzeyi, koroner arter, yüksek tansiyon ve şeker hastalıkları gibi bir dizi rahatsızlığa bağlı olarak ortaya çıkıyor.

sorunu olan vakaların çoğunluğu (yüzde 75), psikolojik değil fiziki kökenli. Damar sorunları, ereksiyon bozukluğunun en sık rastlanan sebebi. Ereksiyon bozukluğuna yol açan organik sebepler ise şunlar: Penisin kan dolaşımında görülen bozukluk, sinir iletimindeki aksaklık ve kan hormon düzeyinde meydana gelen değişiklik. sorununun psikolojik sebepleri ise şöyle sıralanıyor: Stres, evlilik sorunları, depresyon, cinsel başarısızlık korkusu ve cinsel bilgisizlik.
İlaç yan etkisi olarak, hali hazırdaki tedavilerden 200 tanesi bazı vakalarda ereksiyon bozukluğuna sebep olabiliyor. Bunların başında yüksek tansiyon ilaçları, antipsikotikler, antidepresanlar, H2 blokerler ve arterleri daraltan belli başlı sakinleştiriciler/damar sertliği yer alıyor. Bütün şeker hastası erkeklerin yüzde 35′inden fazlasında ereksiyon bozukluğu görülüyor.

Milyonlarca erkeğin mustarip olduğu ereksiyon bozukluğunun, şeker ve kalp-damar hastalıklarının, prostat kanserinin, alkol veya uyuşturucu alışkanlığının ilk tanınabilir semptomu olabileceğine dikkat çekiliyor.

Uzmanlar, ereksiyon bozukluğu bir kere tespit edildikten sonra (libido eksikliği, erken boşalma vb.nin tersine), çeşitli muayeneler ve testlerle sorunun gerçek sebebinin, yani psikolojik kökenli mi yoksa organik/fiziki kökenli mi olduğunun bulunabileceğini ifade ederek, doğru tedavi yapabilmek için önce doğru teşhis koymak gerektiğini kaydediyor.

Uzmanlar, sorunun sebebine ve derecesine bağlı olarak mevcut tedavileri şöyle bildiriyor: İntrakavernosal enjeksiyonlar gibi ilaç tedavileri, ağız yoluyla tedavi, sistemik ilaç tedavisi (testosteron), arter ve toplardamar ameliyatları, protez penis takılması, vakum-sıkma araçları ve psikoterapi.

Erkekte Kanalların Bağlanması (VAZEKTOMİ) Nedir?

NEDİR?
Vazektomi erkeklerin kullanabileceği, basit, güvenli, geri dönüşü olmayan bir aile planlaması yöntemidir.
Döllenmeye yapan erkek tohum hücrelerinin geçtiği kanalların bağlanıp kesilmesidir.
Cinsel ilişkiyi etkilemez.

NE DEĞİLDİR?
Vazektomi hadım etmek değildir.

Kanallar bağlandıktan sonra erkeğin görünümünde, cinsel arzu ve yeterliliğinde, cinsel doyumunda, erkeklik organının (penisin) sertleşmesinde ve boşalmasında hiçbir değişiklik olmaz.

NASIL YAPILIR?
Vazektomi hayaların üzerindeki deri uyuşturularak yapılan basit bir cerrahi işlemdir. Deriden açılan küçük bir delikten girilerek erkek tohum hücrelerini taşıyan kanallar bağlanır ve kesilir. İşlem 10-15 dakika sürer. Deride hiç iz kalmaz. İşlem yapıldıktan sonra hemen eve veya iş yerine dönülebilir.

NASIL ETKİLİ OLUR?
Vazektomi işlerinde kanallar bağlanıp kesildiği için hayalarda (testislerde) oluşan erkek tohum hücreleri (spermler) cinsel ilişkide boşalan sıvıya (meniye) geçemez ve kadının yumurtasını dölleyemez.

NE ZAMAN KORUMAYA BAŞLAR?
Vazektomi işleminden sonraki ilk 20 boşalmada meni içinde hala erkek tohum hücresi olacağı için bu sürede başka bir aile planlaması yöntemiyle (kılıf gibi) korunmak gerekir. Yirmi boşalmadan sonra mümkünse vazektomi uygulayan klinikte erkek tohum hücresi sayımı yaptırmak gerekir. Sayımda erkek tohum hücresi görünmüyorsa artık başka bir ek yöntemle korunmaya gerek yoktur.

KİMLER İÇİN UYGUNDUR?
Kesinlikle daha fazla çocuk istemeyenler
Bu işlemi yaptırmaya bilinçli ve gönüllü olarak karar veren çiftler

KARAR NASIL VERİLMELİDİR?
Geri dönüşü olmayan bir aile planlaması yöntemi olduğundan ileri pişmanlık duyulmaması için işlemden önce danışmanlık hizmeti mutlaka alınmalı, bilinçli olarak karar verilmeli ve rıza formu her iki eş tarafından imzalanmalıdır.

DAHA FAZLA BİLGİ NERELERDE ALINABİLİR?
Sağlık Bakanlığı
Doğumevleri ve Devlet Hastanelerinin Aile Planlaması Klinikleri, Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinikleri ve Üroloji Klinikleri

Ana-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri
Sağlık Ocakları
Sağlık Evleri

Sosyal Sigortalar Kurumu
SSK Doğumevleri ve Hastanelerinin Aile Planlaması Klinikleri, Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinikleri ve Üroloji Klinikleri

Üniversite Hastaneleri
Aile Planlaması Klinikleri, Kadın Hastalıkları, Doğum Klinikleri ve Üroloji Klinikleri

Tags: , , , , ,

Aralık
11
2007
7:39 pm
Tags:
Post Meta :

Bu bölümde kısaca önemli olaylar ve hastalıklar üzerin­de duracağız. Ameliyatlar cinsel organların işlevini etkileyebi­leceği gibi, kişide “sakatlanmışlık” duygusu da yaratabilir. Kalp krizi gi­bi ciddi hastalıklardan sonra cinsel ilişkinin ciddi yeni bir sorun yarata­bileceği korkusu son derece engel­leyici olabilir. Özgül sorunlarda uz­manla bu konuyu tartışmak ve daha ayrıntılı görüş almak mümkündür, ama vakaların çoğunda psikologlar ve danışmanlar da destek ve yardım sunabilir.

GEBELİK SIRASINDA CİNSELLİK
Kadınların çoğu gebelik sırasında li­bido değişiklikleri yaşar. Çeşitli araş­tırmaların sonuçları gebeliğin ilk üç ayında ve son üç ayında cinsel ilgi­de azalma görülebildiğini, buna kar­şılık bazen ortadaki üç ayda libido artışı olabildiğini düşündürüyor.

Bunların sorumlusunun gebelik sıra­sında gerçekleşen büyük hormonal değişiklikler mi, yoksa sürecin zo­runlu kıldığı sosyal ve duygusal uyum adımları mı olduğunu söyle­mek güçtür.

Geçmişte gebelik sırasında cinsel ilişkinin ve ın fetüse zarar verebileceği düşünülüyor ve cinsel ilişkiden kaçınılıyordu. Yeni araştır­malar bunun çoğunlukla gerçekdışı olduğunu gösterdi. Bazen, geçmiş­teki gebeliklerinin belli aşamalarında sorunları olmuş bir kadına gebeliğin o aşamasında cinsel ilişkiden kaçın­ması önerilebilir. Örneğin daha önce gebeliğin ikinci üç aylık diliminde rahim boynunun açılması nedeniyle düşük yapmış bir kadına, sonraki gebeliğinde bu aşamada cinsel iliş­kiden kaçınması söylenebilir.

Gebelikte, özellikle de gebeliğin sonlarına doğru cinsel ilişki teknik beceri ve biraz deneme sınama ge­rektirebilir! Yüz yüze birbirine sarılmak güç olabilir, bu yolu denemeyi boş verin. Kadının üstte olduğu po­zisyon, arkadan girme ya da yan ya­na pozisyon türleri denenebilir. Oral seks ve birbirine mastürbasyon yap­mak gibi başka iyi seçenekler de vardır.

Erkek gebeliğe eşlik eden vücut değişikliklerini çok uyarıcı bulabile­ceği gibi, bunlar engelleyici de ola­bilir. Özellikle farklı, daha yu­muşak ve daha nemlidir. Ayrıca va­jina akıntısı daha fazladır. Gebelik genellikle çift için hem neşeli, hem de gerilimli bir dönemdir ve her iki eş de cinselliğe farklı anlarda farklı yaklaşabilir. Bol bol sarılarak, birbiri­ni okşayarak ve cinsel birleşmeyle ya da cinsel birleşme olmaksızın bir­birini rahatlatarak yakın bir temas içinde olmak her iki eşin de gereksi­nim duyacakları güveni sağlayabilir.

DOĞUMDAN SONRA CİNSELLİK
Araştırmalar kadınların çoğunun cin­sel ilişkiye doğumdan 12 hafta son­ra, üçte birinin de doğumdan altı hafta sonra başladıklarını gösteriyor. Doğumdan sonra cinselliğin kalitesi birçok faktörden etkilenir. Yeni an­ne baba rolü eşlerin ikisi için de yo­rucu ve dikkat dağıtıcı olabilir. Kadı­nın vajinasında dikişler olabilir ve bazı kadınlarda bunlar cinsel ilişki sı­rasında ağrıya yol açarak sorun ya­ratmaya devam edebilir. Hatta zor bir doğum deneyimi vajinizme ne­den olabilir .

Vajinal doğumdan sonra gevşeyebilir ve penisi yeterince sıkı sarmalamayabilir. Pelvis tabanı eg­zersizleri kadının vajinasının yeni­den şekle girmesine yardım ede­cektir.

Emzirme de çiftin cinsel yaşamı­nı etkileyebilir. Tam gün emzirme yorucudur, zaman aiır ve bölünen uykusuyla kadın cinsel ilişkiden haz alamayacak kadar yorgun olabilir. Emzirmenin kadında libido üzerin­deki etkileri tartışmalı bir konudur. Emziren kadında hormon düzeyleri libidonun azalması gerektiğini gös­teriyor, ama bazı kadınlar emzirme­nin erotik bir deneyim olduğunu söylüyor. Eşlerinin emzirmesini gö­ren erkekler farklı tepkiler veriyor ve bir kısmı bundan rahatsız oluyor.

Genelde çiftlerin çoğu doğum öncesine göre bu dönemde daha az seviştiklerini söylüyor.

AMELİYATTAN SONRA CİNSELLİK
Prostat ameliyatları
Orta yaşlı ve yaşlı erkeklerde prostat büyümesi yaygın bir şikâyettir ve çoğu zaman erkek bu bölgedeki herhangi bir ameliyatın iktidarsızlığa ya da sorunlarına neden olacağını varsayar. En yaygın pros­tat ameliyatı yöntemi idrar yolu için­den yapılan TURP işlemidir (transü-retral prostat rezeksiyonu) ve iyi el­lerde bu ameliyat vakaların yalnızca %5′inde sorununa yol açar.

Öte yandan, prostat kanseri nedeniyle yapılan ameliyat ve rad­yoterapide erektil işlev bozukluğu riski yüksektir. Standart bir prostat ameliyatında (prostatektomi) erkek­lerin yaklaşık %80′inde erektil sorunlar gelişir ve son araştırmalar rad­yoterapide de sonuçların benzer dü­zeyde olduğunu gösteriyor. Bunun­la birlikte, sinir koruyucu prostatek­tomi olarak adlandırılan bir teknikte hastaların %80′inde ameliyattan 18 ay sonra yetisinin sürdü­ğü ya da yeniden kazanıldığı bildiri­liyor.

Bazı merkezlerde sinir greftleri yerleştirme teknikleri de uygulanı­yor ve sertleşmeyi korumada iyi so­nuçlar alınıyor. Bununla birlikte, kan­ser tedavisinde gerekli ameliyat tipi kişiden kişiye değişir ve bazı durum­larda sorunları kaçınılmaz olabilir.
Bununla birlikte, erkeklerin çoğu ve orgazma ulaşma yeti­lerinde herhangi bir bozulma olma­sa da, eskisi gibi meni çıkaramadık­larını fark ediyor. Bu durumda meni, idrar kesesine boşalıyor. Buna geri­ye doğru boşalma (retrograd ejakülasyon) adı veriliyor. Orgazmdan hemen sonra idrardan alınan sperm­lerle eşe suni döllenme yapılarak ba­şarılı sonuçlar elde edilmekle birlik­te, genellikle erkek bu durumda kısır kalabilir.

Ameliyatın nedeni prostat kanseriyse, östrojen tedavisi ya da er­kek cinsel hormonu testesterona karşı ilaçların kullanılması ve testislerin çıkarılması gibi başka bazı yön­temlere başvurmak gerekebilir. Bu­nun nedeni prostat kanserinin geliş­mek için testesterona ihtiyaç duymaşıdır. Bu gibi tedaviler sonunda libido azalması olasılığı yüksektir.

Histerektomi
Rahmin için önemli olup ol­madığı tartışması henüz açıklığa ka­vuşmadı. Bazı çalışmalarda rahmin alınmasından (histerektomi) sonra kadında cinsel doyumun arttığı bil­dirilirken, bir bölümünde de azaldığı sonucuna varılıyor. Birçok kadın da herhangi bir değişiklik olmadığını bildiriyor.

Rahmin alınmasına her iki yu­murtalığın alınması eşlik ettiyse, hormonal nedenlerle libido azalma­sı görülebilir. Yumurtalıklar alınma­mışsa, kadınların çoğu ameliyattan önce yaşadıkları sorunlardan (örne­ğin şiddetli, uzun süreli ve sancılı kanamalardan) kurtulup cinsel ya­şamlarının yeni bir evresine girmek­ten mutlu oluyor.

Mastektomi
Göğüsleri alınan (mastektomi) ka­dınların üçte biri, hiç değilse geçici olarak cinsel nazlarının azaldığını belirtiyor. Mastektomi vücudun gö­rüntüsünde sarsıcı bir değişikliğe neden oluyor ve bazı kadınlar cinsel olarak şekil bozukluğuna uğradıkla­rını ve artık çekici olmadıklarını dü­şünüyor. Ameliyattan sonra kadınla­ra memenin yeniden oluşturulması ve meme protezleri konusunda öneriler yapılabilir. Ayrıca eşlerin ve danışmanların, ameliyatın cinselliğe yansımaları olabileceği gerçeğini gözden kaçırmamaları gerekir.

Barsak Ameliyatları
Önemli bazı barsak ameliyatlarında barsağın ucu dışarı açılır; bu işleme, ince barsak söz konusuysa ileosto-mi, kalın barsak söz konusuysa ko-lostomi adı verilir. Barsak ağzına bir torba yerleştirilerek, barsak içeriği burada tutulur. Bu tür bir ameliyatın büyük psikolojik etkileri olabileceği ve kişinin cinsel işlevini etkileyebile­ceği açıktır.

Kaldı ki, bazı ameliyatlarda cinsel organlara giden sinirler de zarar gö­rür ve bu nedenle de cinsel sorunlar ortaya çıkabilir. Özellikle rektumun (kalın barsağın son bölümü) alındığı ameliyatlarda bu daha sık görülür. Bu gibi vakalarda erkeklerin yaklaşık üçte birinde erektil sorunlar gelişir ve kadınların üçte biri nedbe (yara) dokusu oluşumu nedeniyle cinsel ilişki sırasında ağrı çeker. Bununla birlikte, ameliyattan birkaç yıl sonra cinsel işlevde düzelme olduğu da görülmüştür.

İleostomi ya da kolostomi geçir­miş kişiler yeni eşlerinin vücutların­daki kusuru keşfedeceği, eski eşleri­nin cinsel açıdan onları istemeyece­ği, sevişme sırasında torbanın patla­yacağı ya da hoş olmayan sesler ve kokular yayacağı endişesiyle dehşe­te düşebilir. Açıkçası, zamanla duru­ma uyum sağlanır ve yeni ya da es­ki eşlerin veya danışmanların konu ya duyarlı yaklaşması yardımcı ola­bilir. Birçok insan bu gibi ameliyat­lardan sonra evlenerek çocuk sahibi olur. Kaldı ki, eşler her ikisinin de kabul edilebilir ve zevkli bulduğu yeni sevişme yöntemleri geliştirebi­lir.

KALP KRİZİNDEN SONRA CİNSELLİK
Cinsellik kalp krizinden sonra “nor­male geri dönüşün” bir parçası ola­rak görülmelidir. Kriz sonrasında önemli komplikasyonlar yoksa se­vişmemek için hiçbir neden yoktur (ve zaten önemli sorunlar varsa kişi kendini kötü hissedeceği için cinsel­lik aklına gelmeyecektir). Cinsel iliş­kide harcanan çabanın iki kat merdi­ven çıkarken harcanan çabaya eşit olduğu söyleniyor; bu mümkünse,rahat bir ortamda fazla atletik hare­ketler yapmadan sevişmek de mümkündür.

Seyrek olarak cinsel ilişki anjinayı tetikleyebilir. Bu nedenle önceden bir dilaltı tableti (gliseril trinitrat) ya da spreyi alınabilir. Bazen kalp kri­zinden sonra yüksek tansiyon teda­visi başlatılır. İdrar söktürücüler (diüretikler) ya da beta blokerler gibi bazı tansiyon ilaçları zaman zaman erekti! sorunlara ya da libido azal­masına neden olabilir. Bu olursa doktora başvurarak dozu ya da ilacı değiştirin.

İNMEDEN SONRA CİNSELLİK
Bir araştırmada inme geçiren erkek hastaların çoğunda inmeyi izleyen yedi hafta içinde cinsel istek ve sert­leşmenin geri geldiği bildiriliyor. İnmeden sonra kişinin bir tarafında felç ya da kas zaafı kalabilir, dolayı­sıyla sevişme sırasında bunun dikka­te alınması gerekir. Kalp krizinde ol­duğu gibi, bazen yeni ilaçlar cinsel işlevi etkiler; bu gibi durumlarda doktorla görüşmekte yarar vardır.

OMURİLİK YARALANMALARINDAN SONRA CİNSELLİK
Aktör Christopher Reeve boy­nundan aşağısının felçli kalmasına yol açan yaralanmadan yalnızca bir­kaç ay sonra libidosunun bütünüyle yerinde olduğunu ve bir gün yeni­den baba olmayı umduğunu açıkla­dığı zaman hayli şaşkınlık yaratmıştı.

Gerçi her bireyin ayrı ele alınma­sı gerekir, ama eldeki kanıtlar omu­rilik yaralanması geçiren ve felçli kalan birçok kadın ve erkeğin cinsel is­teğinin normal olduğunu düşündü­rüyor. Bazı erkekler yaralanmadan sonra iktidarsız oluyor, ama çoğu ol­mayabiliyor. Boşalma sertleşmeden daha fazla etkileniyor. ­larda herhangi bir his olmasa da, bir­çok paraplejik kişi yaralanma önce-sindekinden farklı olmakla birlikte, olabildiklerini anlatıyor.

Veriler kadınların bu durumdan daha az etkilendiğini düşündürüyor ve birçok kadın yeni yaşamlarına uyum yaparak haz alınan bir cinsel yaşama kavuşuyor. Kadınlarda do­ğurganlık genellikle etkilenmiyor ve âdet kanamaları eskisi gibi devam ediyor. Erkeklerde boşalma olup ol­mamasına bağlı olarak kısırlık görü­lebilir, ama bazen yapay döllenme bir seçenek olabilir.

Tags: , , , ,

 
| Yeşil Mercimekli Salata | | Yeni Şekilli Nickler | | Mideniz özen ister! | | RAFET EL ROMAN - GÖNÜL YARASI | | ŞAP HASTALIĞI | | başka birşey istemem | | Sıkılmış | | Virüslü yollar (Uyanıklar) | | Kisa Komik Nickler | | Acer 27 bin dizüstü pilini geri çağırdı |
Ekle Bunu