Hakkımda Merak ettiĞiniz Şeyler.
Forum Sayfamız..
Bana söyLemek istediklerinizi Burdan Yazabilirsiniz..
Ocak
9
2008
2:53 pm
Tags:
Post Meta :

Uzmanlar uyarıyor; alzheimerden kaçış mümkün değil ancak yapılacak bazı uygulamalarla hastalık geciktirilebilir. Sürecin ertelenmesi ve yavaşlatılması için zihnin sürekli olarak zinde tutulması gerekiyor.

Böylece hastanın yaşam kalitesi de artırılabiliyor.
Realage’de yer alan bilgilere göre, Alzheimer Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Haşmet Hanağası, kalp ve damar hastalıklarından korunabilmek için uygulanan bir çok yöntemin alzheimerin oluşumunu engellemeye olumlu katkı sağladığını söyledi.

Doç. Dr. Haşmet Hanağası, “halk arasında ‘bunama’ olarak bilinen ve özellikle 65 yaş üzerinde görülen alzheimer hastalığının, erken yaşlarda alınacak tedbirlerle frenlenmesinin ilerleyen yaştaki yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
65 yaşından sonra her bireyin risk altında olduğunu vurgulayan Hanağası, klinik olarak hastalığın, başta bellek olmak üzere tüm düşünce işlevlerini etkileyerek, hastaların geçen zaman içinde günlük yaşam aktivitelerinde giderek başkalarının yardımına bağımlı hale gelmesine neden olduğunu ifade etti.

Hanağası, “Alzheimer hastalarında depresyon, halüsinasyon, hezeyan, uykusuzluk gibi nöropsikiyatrik davranışsal semptomlar sıklıkla görülür” dedi.

Hastalık Tamamen Ortadan Kaldırılamıyor

Alzheimer tedavilerinin giderek geliştiğini, ancak tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmayan hastalıklar arasında yer aldığını bildiren Hanağası, “Hastalar, yeme içmeden giyinmeye, konuşmadan isteklerini belirtmeye kadar bir çok yaşamsal faaliyetlerinde gerileme yaşayabiliyor. Yani hastalığın seviyesine göre yaşam kaliteleri düşüyor” diye konuştu.

Hanağası, kalp ve damar hastalıklarından korunabilmek için yapılan bir çok yöntemin bu hastalığın ilerleme hızını yavaşlattığını ifade ederek, kolesterol ve tansiyon gibi hastalıkların yanı sıra sigara gibi bazı kötü alışkanlıkların da alzheimer hastalığını tetikleyen en önemli faktörler olduğunu vurguladı.

Kaçış Yok, Ancak Geciktirilebilir

Hanağası, alzheimerden kaçışın olmadığını ancak, yapılacak bazı uygulamalarla hastalığı geciktirmenin mümkün olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Bu hastalık, özellikle beyin kabuğunda bilinmeyen bir nedenden dolayı anormal protein birikiminden kaynaklanıyor.

Balık, meyve sebze ve zeytinyağlı yiyeceklerden oluşan ve Akdeniz diyeti olarak bilinen beslenme tarzı hastalığı geciktirirken, kızartma ağırlıklı yağlı yiyecekler ise bu hastalığa yakalanma oranını artırıyor. Bu nedenle beslenirken iki kere düşünmek gerekli” dedi.

Emekli Olunca Köşeye Çekilmeyin

Özelikle Türk halkında hakim olan “Emekli oldum. Bir köşeye çekileyim” görüşünün de alzheimeri tetiklediğini ifade eden Hanağası, zihnin sürekli olarak zinde tutulması gerektiğini söyledi.
Sürekli çalışma halindeki zihnin hastalığın ilerleme hızını azalttığına işaret eden Hanağası, “Bu nedenle herkesin emekli de olsa kendisine birer hobi edinmesini öneriyoruz.

Hobinin yanı sıra sürekli olarak bulmaca çözmenin de alzheimer hastalığına karşı bir yöntem olduğu biliniyor.”

Tags:

Aralık
18
2007
3:38 pm
Tags:
Post Meta :

Alzheimer Hastalığı
Demans ya da halk arasındaki söylenişiyle bunama, günlük yaşam işlevlerinin sürdürülmesini engelleyen ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Bellek kaybı, günlük yaşamın gereksinmeleriyle başa çıkabilme yeteneğinde azalma, algılamada, toplumsal davranışların düzenlenmesinde ve duygusal tepkilerin kontrolünde bozulma ve yanlış inançlar sık karşılaşılan belirtilerdir. Demans, genellikle geri dönüşümsüz, ilerleyici bir durumdur.

Alzheimer nedir?

Alzheimer hastalığı, en sık görülen demans tipidir. İkinci sıklıkla görülen demans tipi ise, beyin damarlarının tıkanmasına bağlı olan vasküler (damarsal) demastır.

Yaşlılarda, kalp hastalıkları, kanser ve inmeden sonra en sık görülen sorunudur. Kadınlarda biraz daha sık görülür. Alzheimer tanısı konulan hastaların büyük bir kısmı 65 yaşın üzerinde olmakla birlikte, kırklı ve ellili yaşlarda da görülebilir.

Hastalık bulaşıcı değildir. Yapılan çalışmalar, hastalığın oluşumunda birden fazla kalıtsal özelliğin rol oynadığını göstermiştir. Bu nedenle ailenizde Alzheimer hastası varsa, bu, sizin de ileride Alzheimer olacağınız ya da hastalığın çocuklarınıza geçeceği anlamına gelmez.

Alzheimer’in nedeni…

Hastalığın oluşmasında muhtemel bir çok etken ileri sürülmekle birlikte, kesin neden, tam olarak bilinmemektedir. Ailede Alzheimer hastası bulunması yani kalıtım faktörünün yanı sıra, ileri yaş ve önemli kafa travması gibi etkenlerin tümünün bir arada rol oynadığı düşünülmektedir.

Haberci belirtiler

Alzheimer hastalığının habercisi olabilecek başlıca 10 belirti bulunmaktadır.

1- Günlük yaşamı etkileyen unutkanlık: İsimleri, telefon numaralarını ve randevuları ara sıra unutup daha sonra hatırlamak normal bir durumdur. Bu hastalıkta ise hastalar yakın geçmişteki olayları, isimleri ve telefon numaralarını daha sık unuturlar ve bir daha hatırlamazlar, aynı soruları tekrar tekrar sorarlar.
2- Günlük yaşam işlevlerini yapmada zorluk: Telaşlı insanlar bazen yemeği fırında unutup yemek yandıktan sonra hatırlar. Alzheimer hastaları ise yemeği fırında unutmakla kalmaz, hazırladığını bile hatırlamayabilir. Kendilerine bakmakta, uygun elbiseler seçmekte güçlük çeker
3- Kelime bulmada güçlük: Hepimiz bazen kelime bulmakta zorluk çekeriz. Alzheimer hastaları çok basit bir kelimeyi bulamayabilir ya da yerine uygun olmayan kelimeler kullanabilir.
4- Zaman ve mekan karmaşası: Hangi günde olduğumuzu ve nereye gideceğimizi bir an için unutmak doğaldır. Alzheimer hastaları günü, ayı, yılı unutabilir. Her gün geçtikleri sokaklarda kaybolabilir. Nerede olduklarını, oraya nasıl geldiklerini ya da evlerine nasıl gideceklerini bilemeyebilir.
5- Yargı ve karara varmada güçlük: Alzheimer hastaları olayları doğru yargılayıp, doğru sonuçlara gitmede, geleceği planlamakta güçlük çekebilir.
6- Pratik düşünmede becerisinde güçlük: Pratik yöntemlerle, günlük bazı karmaşık sorunların üstesinden gelebilir.Alzheimer hastaları ise pratik çözümler üretmede güçlük çekerler.
7- Sık kullanılan eşyaları yanlış yere koyma: Cüzdan ya da anahtarımızı olağan dışı bir yere koyup sonra da aradığımız olur. Alzheimer hastaları ise eşyalarını olmadık yerlere, örneğin gözlüğü buzdolabına, saatini şeker kavanozuna koyarlar.
8- Ruh hali ya da davranışlarda değişim: Hepimiz zaman zaman üzgün ya da kaygılı olabiliriz. Alzheimer hastaları ise çok çabuk ağlayabilir, alıngan ya da sinirli hale gelebilir, içine kapanabilir, yanlış inançlar gösterebilir ve suçlayıcı olabilirler.
9- Kişilik değişimleri: İnsanların kişilikleri yaşla birlikte bir miktar değişim gösterebilir. Alzheimer hastalarında bu değişim çok belirgindir. Şüpheci, inatçı, agresif (saldırgan) bir kişilik sergileyebilir.
10- Sorumluluktan kaçınma: Zaman zaman ev işlerinden, iş ve toplumsal sorumluluklardan bıkıp yorulabiliriz. Bununla beraber, bu sorumluluklarla mücadele gücünü tekrar kazanırız. Alzheimer hastaları ise iş ve toplum yaşamında çok pasif hale gelebilir ve bu kalıcı olabilir.

Bu hastalık ilk olarak Alman doktor Alois Alzheimer tarafından 1907 yılında tanımlanmıştır. O günden bu yana yapılan çalışmalarla hastalığın başkaca özellikleri ortaya konulmuştur. Özellikle gelişmiş ülkelerde yaşam kalitesinin yükselmesi ve hizmetlerinin gelişmesiyle yaşlı nüfusun artması, Alzheimer hastalığı da AIDS ve kanser gibi çağımızın hastalıkları arasına girmiştir.

Kadınlarda biraz daha sık görülen Alzheimer Hastalığı, 65 yaşın üzerindeki her 10-20 kişiden birinde, 85 yaşın üzerinde ise neredeyse her iki kişiden birinde ortaya çıkmaktadır. Yurdumuzda henüz ayrıntılı bir çalışma yapılmamış olmakla birlikte 200 bin kadar hasta bulunduğu sanılmaktadır.

Neden olur?

Beynimizde hücreler arasında bilgi alışverişini sağlayan bazı kimyasal haberciler bulunmaktadır. Bunlardan biri olan asetilkolin, hatırlama yeteneğinde önemli bir rol oynar. Henüz tam olarak bilinemeyen bir nedenle, asetilkolin miktarı azalırsa, hücreler arasında bilgi alışverişi bozulur ve bellek bozuklukları ortaya çıkar. Nedenler kesin olarak bilinmemekle birlikte, çevresel etkenlerin, kalıtsal faktörlerle birleşmesi sonucunda ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Nasıl ilerler

Alzheimer hastalığını, başlıca 3 evreye ayırmak mümkündür.

1.EVRE: Belirtiler henüz farkedilir düzeyde değildir. Hastalar özellikle yakın zamana ait bilgileri hatırlamakta zorluk çeker. Zaman ve mekan tanımlamada zorluk çeker, zaman zaman kaybolur. İşinde verimliliği düşer. Bunların farkına varıp, sinirli, çekingen ve sıkıntılı bir ruh haline girebilir. Oysa yakınları, bütün bunların yaşlılıkta doğal olabileceğini düşünme yanılgısına düşerler.

2.EVRE: Belirtiler artar, günlük yaşamı olumsuz şekilde etkilemeye başlar. Bellek kaybı arttığı için yakınlarının bile isimlerini unutur. Yıkanma, giyinme gibi günlük işleri kendi başına yapamaz. Para kullanmakta güçlük çeker, konuşması bozulur, hayaller görmeye, yanlış inançlara kapılmaya başlar.

3.EVRE: Artık tümüyle bağımlı hale gelir, bedensel bozukluklar da baş gösterir. Kendi kendine yemek yiyemez, yürüyemez, hatta idrar ve dışkısını kontrol edemez. Ailesini tanıyamaz ve belirgin davranış bozuklukları baş gösterir.

Alzheimer Hastalığı, yıllar içinde sinsice ilerleyerek hem hasta, hem de yakınları için ağır bir yük oluşturur. Eğer bir kişide anlattığım belirtiler ortaya çıkmışsa, vakit kaybetmeden, uzman bir hekim tarafından tetkik edilmelidir. Erken dönemde tanınması, hem tedavi hem de bazı pratik önlemlerle hastanın ve yakınlarının yaşam kalitesinin yüksek tutulmasını sağlayacaktır.

Nasıl tanınır

Hastalığın tanınmasında özel bir test mevcut değildir. Sinsi başlayıp yavaş bir ilerleme göstermekle beraber, erken dönemlerden itibaren bazı belirtiler gösterir. Bilgili ve deneyimli hekimlerin, zihinsel işlevleri ve günlük işleri yürütebilme yeteneğini araştırmaları, beynin görüntülenmesi, bazı laboratuvar testlerinin yapılmasının yanı sıra benzer belirtiler gösteren diğer hastalıkların araştırılarak elenmesi yöntemiyle Alzheimer hastalığı teşhis edilir. Hastalığın erken teşhisi konusunda hastanın sürekli hekiminin yardımı olabileceği gibi, nöroloji ve psikiyatri uzmanlarına da başvurulabilir.

Tags: , , ,

Aralık
18
2007
3:36 pm
Tags:
Post Meta :

Alzheimer
Alzheimer Hastalığı (AH) en sık görülen demans (bunama) tipidir. Bunama ya da demans, günlük yaşam aktivitelerinin sürdürülmesini engelleyen ilerleyici, kronik bir beyin hastalığıdır. Bellek kaybı, günlük yaşamın gereksinimleriyle başa çıkabilme yeteneğinde azalma, algılamada, toplumsal davranışların düzenlenmesinde ve duygusal tepkilerin kontrolünde bozulma sık karşılaşılan belirtilerdir. Bunama ya da demans, büyük çoğunlukla geri dönüşsüz ve ilerleyici bir durumdur. Alzheimer Hastalığı, kadın ve erkekleri eşit oranda tutar. Erişkinlerde, kalp hastalıkları, kanser ve inmeden sonra gelen en sık ölüm nedenidir. Belirlenmiş risk faktörleri arasında ileri yaş ve ailede Alzheimer Hastalığının bulunması yer alır. Alzheimer Hastalığının seyri genellikle yavaştır.

Alzheimer Hastalığının sıklığı yaşla birlikte artar. Alzheimer Hastalığı tanısı konan hastaların çoğunluğu 65 yaşın üzerinde olmakla beraber, kırklı ve ellili yaşlarda da görülebilir. Bu nedenle, sadece çok yaşlıların hastalığı şeklindeki kanı doğru değildir.

Alzheimer Hastalığının kalıtsal ve kalıtsal olmayan tipleri bulunur. Kalıtsal tipi oldukça seyrektir (tüm Alzheimer hastalarının %1-5′i). Ellili yaşlardaki hastalar genellikle bu gruptandır. Kalıtsal olmayan tipi, Alzheimer hastalarının % 80′nini oluşturur; yaşlı hastalar genellikle bu grupta yer alır.

Ailenizde Alzheimer hastası varsa, bu sizin de ilerde hasta olacağınız ya da hastalığı çocuklarınıza aktaracağınız anlamına gelmez. Birçok çalışma, hastalığın oluşumunda birden fazla kalıtsal özelliğin rol oynadığını göstermiştir. Alzheimer Hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir.

Alzheimer Hastalığının nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. Hastalığın ortaya çıkmasında birden fazla etken rol oynuyor olabilir. Olası nedenler arasında, kalıtım (genetik), beyinde anormal proteinlerin birikimi ve çevresel faktörler (zehirli maddeler vb.) sayılabilir.

Alzheimer Hastalığına kesin tanı konulmasını sağlayacak tek bir test mevcut değildir. Tanı, benzer belirtiler verebilecek diğer hastalıkları elemek için yapılan çeşitli klinik ve laboratuvar testlerin yardımıyla konur.

Alzheimer Hastalığının belirtilerden biri ya da birkaçı sizde ya da yakınlarınızda bulunuyorsa, vakit geçirmeden pratisyen hekim, aile hekimi, iç hastalıkları, nöroloji ya da psikiyatri uzmanlarına başvurmalısınız.

BELİRTİLERİ:

Alzheimer Hastalığının habercisi olabilecek sık karşılaşılanbelirtiler aşağıda sıralanmıştır. Kendinizde ya da yakınlarınızda bu belirtilerdenbiri ya da birkaçı bulunuyorsa, nörolojik muayene için hekime başvurmalısınız.

1- Günlük yaşam aktivitelerini etkileyen bellekkaybı
İsimleri, telefon numaralarını ya da randevuları ara sıra unutup sonratekrar hatırlamak normal bir durumdur. Alzheimer Hastalığı ya da diğerdemans tiplerinden biri bulunan hastalar, yakın geçmişteki olayları, insanisimlerini ve telefon numaralarını daha sık unuturlar ve daha sonra dahatırlayamazlar.

2- Günlük yaşam aktivitelerini yapmada güçlük
Telaşlı insanlar bazen yemeği fırında unutabilir ve yemek yandıktansonra hatırlar. Alzheimer Hastalığı bulunanlar ise, yemeği fırında unutmaklakalmaz, hazırladıklarını da hatırlamayabilirler.

3- Kelime bulmada güçlük
Hepimiz bazen doğru kelimeyi bulmada güçlük çekebiliriz. AlzheimerHastalığı bulunanlar ise çok basit kelimeleri unutabilirler ya da yerineuygun olmayan kelimeler kullanabilirler.

4- Zaman ve mekan karmaşası
Hangi günde olduğunuzu ya da nereye gideceğinizi bir an için unutmaknormaldir. Alzheimer Hastalığı bulunanlar ise, hergün geçtikleri sokaklardakaybolabilir. Nerede olduklarını, oraya nasıl geldiklerini ya da evlerinenasıl gideceklerini bilemeyebilirler.

5- Yargı ve karara varmada güçlük
Bazen başka bir işe dalıp geçici olarak asıl yaptığımız işi unutabiliriz.Alzheimer Hastalığı bulunanlar ise, asıl yaptıkları işi tamamen unutabilirler.Uygun şekilde giyinemeyebilirler, birkaç gömlek ya da kazağı üst üste giyebilirler.

6- Pratik düşünme becerisinde güçlük
Pratik yöntemlerle, günlük bazı karmaşık sorunlarımızın üstesindengelebiliriz. Alzheimer Hastalığı bulunanlar ise, pratik çözüm üretmedegüçlük çekerler.

7- Sık kullanılan eşyaların yerlerini değiştirme
Hepimiz bazen cüzdan ya da anahtarlarımızı olağan dışı yerlere koyar,sonra da bir süre ararız. Alzheimer Hastalığı bulunanlar ise, eşyalarınıolmadık yerlere koyabilir: gözlüğünü buzdolabına ya da kol saatini şekerkavanozuna koymak gibi.

8- Ruh hali ya da davranışlarda değişim
Hepimiz zaman zaman üzgün ya da kaygılı bir ruh hali içinde olabiliriz.Alzheimer Hastalığı bulunanlar ise, herhangi bir neden olmaksızın anidenağlayabilir ya da çok sinirli hale gelebilir.

9- Kişilik değişimleri
İnsanların kişilikleri yaşla birlikte bir miktar değişim gösterebilir.Alzheimer Hastalığı bulunanlar ise, ani ve belirgin değişimler gösterebilir.Şüpheci, telaşlı ya da korku içinde bir kişilik sergileyebilirler.

10- Sorumluluktan kaçınma
Zaman zaman ev işlerinden, iş ve sosyal sorumluluklardan bıkıp, yorulabiliriz.Bununla beraber, bu sorumluluklarla mücadele gücümüzü tekrar kazanırız.Alzheimer Hastalığı bulunanlar ise, iş ve sosyal alanlarda çok pasif halegelebilir ve bu kalıcı bir hale dönüşebilir.

KİMLERDE GÖRÜLÜR:

AH için günümüzde belirlenmiş olan risk faktörleri, yaş, aile öyküsü ve kalıtımdır. Bununla beraber, bilim adamları başka risk faktörlerinin de bulunduğuna inanmaktadır.

Yaş

AH için en belirgin risk faktörü yaştır. Yaş ilerledikçe, AH gelişim riski de artar. AH nadiren 40′lı ve 50′li yaşlarda görülebilmekle beraber, tanı konan hastaların büyük bir bölümü 65 yaş üzerindedir.

Ailede demans öyküsü bulunması

Çalışmalar, Alzheimer hastalarının akrabalarında hastalık sıklığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu gözlemler, Alzheimer hastalarının yakın akrabalarının, ailesinde Alzheimer hastalığı bulunmayanlara göre daha yüksek risk altında olduğunu ortaya koymaktadır. Bunula beraber, ailenizde Alzheimer hastası varsa, bu sizin de ilerde hasta olacağınız ya da hastalığı çocuklarınıza aktaracağınız anlamına gelmez.

Kalıtım

Bazı ailelerde hastalık, kalıtsal hastalıklarda olduğu gibi geçiş gösterir. Bu ailelerde yapılan çalışmalar, AH ile ilişkili üç kromozom saptamışlardır. Bunlar 21., 14. ve 19. kromozomlardır. 21. ve 14. kromozomlar, 40′lı ve 50′li yaşlarda başlayan AH ile ilişkili bulunmuştur; ileri yaşta başlayan (65 yaş üzeri) AH ile ilişkili değildir.

Kısa bir süre önce, 19. kromozom üzerinde APOE-e4 adlı bir genin ileri yaşta başlayan (65 yaş üzeri) AH ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu gen günümüzde birçok araştırmacı tarafından AH için bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, bu bir hastalık geni değil, hastalığa karşı duyarlılığı artıran bir gendir. Bu gene sahip olan kişiler AH’na yakalanmadan sağlıklı bir yaşam sürebilirler.

Tartışmalı risk faktörleri

Kafa travması

Şiddetli bir kafa travması demansa neden olabilmektedir. Ayrıca sürekli kafa travmasına maruz kalan boksörlerde AH’na benzeyen bir tür demans görülmektedir.

Ailede Down sendromu ve Parkinson hastalığı bulunması

Birinci derece akrabasında Down sendromu ya da Parkinson hastalığı bulunanlarda AH riski, bulunmayanlara göre bazı çalışmalarda yüksek bulunmuştur.

Alkol tüketimi

Alkolizm demansa neden olmaktadır, bununla beraber araştırıcılar alkol tüketiminin AH ile ilişkisiz olduğunu düşünmektedir.

Çevresel / mesleki etkenler

Kimyasalların, metallerin ya da diğer toksik maddelerin AH riskini artırıp artırmadığı araştırılmaktadır. Şu ana kadar, hastalık riskini artırdığı saptanan bir madde saptanmamıştır. Alüminyum, risk faktörü olarak güncelliğini korumakla beraber, kanıtlanmış herhangi bir veri bulunmamaktadır.

Cinsiyet

Alzheimer hastalığı her iki cinste eşit oranda görülmektedir.

HASTALIĞIN EVRELERİ:

Hastalık gelişiminde üç farklı evre gözlenebilir. Bazı belirtler evrelere özgüyken, bir kısmı ortaya hiç çıkmayabilir. Evreler arasında uzun yıllar geçebilir:

1. EVRE
Hafif ve genellikle ihmal edilen belirtiler:

A. Bellek kaybı (genellikle yakın geçmişteki olaylara ilişkin);
B. Zaman disoryantasyonu (günün tarihini hatırlama güçlüğü);
C. Mekan disoryantasyonu (bilinen mekanları tanıma güçlüğü, örneğin evdedir fakat nerde olduğunu karıştırabilir).
D. İnisiyatif kaybı.
E. Kelime bulma güçlüğü. Bu ilk belirtiler nedeniyle, kişi ürkmüş, utanmış ya da kederli durumda olabilir.

2. EVRE
Günlük yaşam aktivitelerinin sürmesini engelleyen belirgin düzeyde belirti ve problemler :

A. Belirgin bellek problemleri (örn. aile üyelerinin isimleri);
B. Kendine yeterliğin azalması (örn. yıkanma, giyinme gibi işlevlerde yardım gerekiyor);
C. Çevrede kaybolma;
D. Konuşma bozukluğunda artma;
E. Halusinasyonlar.

3. EVRE
Tam bağımlılık. Zihinsel bozukluklar belirgin fiziksel bozuklukla birliktedir.

A. Yardım edildiği halde beslenmede güçlük;
B. Arkadaşları ve aile üyelerini tanımada güçlük;
C. Yürüme güçlükleri (hasta yatağa bağımlı durumda olabilir);
D. İdrar ve/veya gaita kaçırma;
E. Belirgin düzeyde davranış bozuklukları.

TEDAVİ:

Maalesef, hastalığın nedeni henüz bulunamadığından, tam düzelme ya da “şifa” sağlayacak bir tedavi yoktur. Yine de, belirtileri azaltıp, hastaların yaşam kalitelerini yükseltecek ilaçlar mevcuttur.

Buna ek olarak, hem hastanın hem de hasta yakınının hastalığa uyum sağlamasını amaçlayan bir çok ilaç dışı yöntem bulunmaktadır.

İLAÇ TEDAVİSİ

Belirtilere yönelik ilaçlar : AH’nın sıkıntı verici belirtilerini (huzursuzluk, uykusuzluk, saldırganlık, vb.) azaltmakta faydalı olabilen bir dizi ilaç vardır. Ancak, tıbbi denetim altında verilmedikleri takdirde düzeltmeleri beklenen belirtileri kötüleştirebilir. Bunun sonucunda konfüzyon, inkontinans, vb. yeni belirtiler ortaya çıkabilir. Bu tür ilaçlar arasında şunlar sayılabilir:
-ANTİDEPRESANLAR
-NÖROLEPTİKLER
-ANTİ-ANKSİYETE İLAÇLAR
-ANTİ-PARKİNSON İLAÇLAR
-TRANKİLİZANLAR
-BARBİTURATLAR

YENİ İLAÇLAR :

AH’da sinir hücresi kaybı dolayısıyla azalan asetilkolin miktarının yeniden dengelenmesini hedefleyen yeni ilaçlara, kolinesteraz inhibitörleri adı verilmektedir. Asetilkolin beyne ait süreçlerin bir çoğunda ve özellikle de belleğe ait olanlarda işlev gören bir kimyasal maddedir.

İLAÇ DIŞI TEDAVİLER

Yurtdışında bu amaçla en sık kullanılan standart tedavi uygulamalarının başında Gerçeklik Yönelimi Tedavisi (Reality Orientation Therapy) ve Geçerlileştirme Tedavisi (Validation Therapy) sayılabilir. Her ikisi de, hasta yakını ve hasta arasındaki iletişimi kolaylaştırmayı hedefler. Bu tedaviler standart biçimleriyle henüz ülkemizde uygulanmamaktadır. Bu tür ilaç dışı yaklaşımların temel ilkesi, karşıdakini anlamak ve kendini ona anlatmaktır. Dolayısıyla, bir AH uzmanıyla görüşme, muayene ve ilaç tedavisi yanı sıra, ilaçsız tedavi yaklaşımlarını da içerecektir.

Kelimelerin yegane iletişim araçları olmadıklarının akılda tutulması son derece önemlidir. Yüz ifadesi, jestler, ses tonu ve temas, zihinsel durumun aktarılmasını sağlayan temel iletişim araçlarıdır

Tags: , , ,

 
| Sahur İcin Super Alternatif | | Sezen Aksu - Kime Kalmış Bu Dünya | | Nefesten Akciğer Kanseri Tespiti | | Osteoporoz (Kemik erimesi) hakkında bilgi | | Izin (18+) | | Samsung DuoS: Çift SIM’lı cep | | iPod çılgınlığı | | Parçalandım - Candan Erçetin | | Giresunspor Oyuncu Kadrosu(2007-2008 Sezonu) | | Erkin Koray - Gül Ola Harman Ola |
Ekle Bunu