Hakkımda Merak ettiĞiniz Şeyler.
Forum Sayfamız..
Bana söyLemek istediklerinizi Burdan Yazabilirsiniz..
Ocak
9
2008
3:00 pm
Tags:
Post Meta :

Özel Ege Lisesi’nde, Ege Lösemili Çocuklar ve Onkoloji Derneği işbirliği ile düzenlenen “Çocukluk Çağı Lösemi ve Kanserleri” konulu bilgilendirme toplantısında her yıl 18 yaş altında 3 bin 700 beklendiği belirtildi.

Öğrenci velilerini bilgilendirmek amacıyla, “1. sınıflar Toplum Hizmetleri Projesi” çerçevesinde yapılan toplantıda konuşan Ege Üniversitesi (E.Ü.) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Çocuk Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kantar, kanserin genetik bir hastalık olduğunu belirterek, Türkiye’de 18 yaş altındaki çocuklarda her yıl 3 bin 700 beklendiğini kaydetti.

Kansere yakalanmamak için özellikle yüksek gerilim hattına sahip yerlerden ve elektro manyetik alanlardan uzakta durulmasını tavsiye eden Doç. Dr. Kantar, “Cep telefonlarını bugün gönül rahatlığı ile kullanabiliyoruz. Bugünün bilimsel verilerinde, cep telefonunun kansere yol açtığına dair kesin bir kanıt yok. Fakat unutmayalım ki, bugünün bilimsel doğruları, yarının yanlışları olabilir” dedi.

Yaş ilerledikçe kansere yakalanma riskinin arttığını söyleyen Doç. Dr. Kantar, “Dört kilonun üstünde doğan bebeklerde, böcek ilaçları temasları, düzensiz beslenme, gebelikte kahve, sigara, alkol kullanımı kansere yakalanma riskini arttırıyor. Ayrıca sağlıklı beslenerek gelecek yıllara yatırım yapmış oluyorsunuz. İnsanın en önemli varlığı sağlığıdır” şeklinde konuştu.

Gelişmekte olan ülkelerde nüfusun yarıya yakınının bulaşıcı hastalıklardan öldüğünü dile getiren E.Ü. Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yavuz Anacak, Batı Avrupa ve Amerika’da kanserden ölenlerin oranının, enfeksiyon yüzünden ölenlerin oranından daha fazla olduğunu ayrıca kanserli çocuk sayısında da gelişmiş ülkelerden, az gelişmiş ülkelere doğru oranın arttığını belirtti. ABD’de yüzde 1 oranında kanserli çocuk ölümüne rastlanıyorsa, Mısırda bu oran yüzde 6 olduğunu vurguladı. Kanserin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Doç. Dr. Anacak, “Zengin ülkelerde çocuk ölümleri fakir olan ülkerlerdeki ölümlerden daha az görülmektedir. Fark tedavinin başarısızlığından ve ekonomik yetersizliklerden dolayı giderek açılmaktadır” diye konuştu.

Bu yaziyi paylasin.
  • Oyyla
  • del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • 100puan
  • Bagcik
  • blogmarks
  • Blue Dot
  • Digg
  • Furl
  • Reddit.tr
  • Tusul
  • YahooMyWeb
  • Yumiyum
  • Buzla
  • Sevdm
  • Webiket
  • ideaREF
  • NTPY
  • Ask
  • Google
Tags:

Ocak
9
2008
2:56 pm
Tags:
Post Meta :

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Pata, bağırsaklarda ve anüsde bazı hastalıklara ve şikayetlere neden olabilen kabızlığın tedavi edilmezse kansere yol açabileceğini belirtti.

Doç. Dr. Cengiz Pata, akut kabızlığın ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini, bu nedenle acil olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, toplumda birçok insanda görülebilen kabızlığın tedavi edilmediği durumlarda kansere bile neden olabileceğini vurguladı. Pata, rektal kanama, karın ağrısı ve krampları, bulantı ve kusma ile istemsiz kilo kaybının kabızlığa eşlik etmesi durumunda, dikkatli olunması ve acil olarak gastroenteroloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti.

Pata, dışkının çok koyu renkli ve çok kötü kokulu olmasının yanlış beslenmenin ya da herhangi bir bağırsak hastalığının belirtisi olduğunu kaydederek, şu ifadelere yer verdi:

“Dışkıyı çıkarmakta zorlanmak, sert dışkı, gaz-şişkinlik, karın bölgesinde ağrı, 3 günden daha uzun aralıklarla dışkı çıkarmak, dışkı çıkarırken anüste ağrı, nadir tuvalet ihtiyacı hissetmek, dışkı çıkardıktan sonra hala içeride bir şey kalmış hissi ve anüste şişlikler olması kabızlığın belirtileridir. Kabızlığın nedenleri ise; yeterli su içmemek, yanlış beslenme, hareketsizlik, aşırı yemek, bağırsak hastalıkları, hemoroidler, kas zayıflığı, bazı ilaçlar, prostat sorunları, stres, yeme biçiminde değişiklik, bazı diyetler, uzun süren yolculuklar, barsak fonksiyonel hastalıkları, karaciğer ve safra kesesi hastalıklarıdır.”

Pata, kabızlık sorununun ortadan kaldırılması için lif zengini yiyecekler olan çiğ sebzeler, meyve, hububat, kepek gibi besinlerin tüketilmesini önererek, lifli besinlerin bağırsakların çalışmasını hızlandırdığını belirtti. Liften zengin besinlerin bağırsaktaki toksinlerin, maya mantarlarının ve hastalık yapıcı bakterilerin oluşmasını azalttığını kaydeden Pata, lifli yiyecekler kadar su tüketiminin de önemli olduğunu vurguladı.

Kalın bağırsağın her gün en az 1,5 litre suya ihtiyacı olduğunu bu nedenle yetişkin bir insanın günde 1.5-2 litre su içmesi gerektiğini belirten Pata, genç hastaların kabızlığın uzun sürmesi durumunda, 50 yaş üzeri hastaların ise kabızlık belirir belirmez bağırsak tetkiki için bir gastroenteroloji uzmanına görünmeleri gerektiğini belirtti.

Bu yaziyi paylasin.
  • Oyyla
  • del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • 100puan
  • Bagcik
  • blogmarks
  • Blue Dot
  • Digg
  • Furl
  • Reddit.tr
  • Tusul
  • YahooMyWeb
  • Yumiyum
  • Buzla
  • Sevdm
  • Webiket
  • ideaREF
  • NTPY
  • Ask
  • Google
Tags: ,

Ocak
9
2008
2:50 pm
Tags:
Post Meta :

Sigara, alkol ve hava kirliliğinin tetiklediği gırtlak kanseri gençler ve kadınlar arasında da artış gösteriyor. Erken teşhisle boğazın delinmesi önleniyor.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağatay Akçalı, ”genelde 50-60 yaşlarında ve erkeklerde görülen gırtlak kanserinin artık gençlerde ve kadınlarda da artış gösterdiğini” bildirdi.

Prof. Dr. Akçalı, gırtlağın, boğazın hemen altında ve yutak önünde bulunan, ses tellerinin bulunduğu bir organ olduğunu, bu organın gıdaları tüketirken besinlerin nefes borusuna kaçmasını engellediğini vurguladı. Tüm türlerinde olduğu gibi gırtlak kanserinde de önceki yıllara göre artış olduğunu, erkeklerde yüzde 10-15 kadınlarda ise yüzde 2 civarında görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Akçalı, ”Genelde 50-60 yaşlarında ve erkeklerde görülen gırtlak kanseri, gençlerde ve kadınlarda da artış gösterdi. 30-40 yaşlarında gırtlak kanserli hastalara rastlanıyor” dedi.

Prof. Dr. Akçalı, sigara, alkol ve hava kirliliğinin gırtlak kanserinin oluşumunu tetikleyen faktörler olduğunu ifade ederek, ”Kadınlar ve daha çocuk yaşlarda sigara içiminin yaygınlaşmasının, hastalığın bu kesimi de kapsamasında önemli etken olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Erken teşhiste tedavide yüzde 100 sonuç alındığını, ancak ilerleyen aşamalarda tedavinin güçleştiğini, hatta, gırtlağın tamamen çıkartılmasının söz konusu olduğunu ifade eden Prof. Dr.Akçalı, ”Bu durumda hastanın nefes alabilmesi için boğazında kalıcı delik oluşturmak zorunda kalıyoruz” dedi.

Prof. Dr. Çağatay Akçalı, gırtlak kanserinin hastanın yaşam kalitesini büyük oranda düşürdüğünü, ses kısıklığı nedeniyle hastanın çevresiyle iletişim kuramaması ve konuşma yeteneğini kaybetmesine neden olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:

”Gırtlak kanserinin belirtileri, hastalığın organ içindeki yerleşimine ve büyüklüğüne bağlıdır. Ancak, genel belirtileri arasında uzun süren ses kısıklığı ilk sırada gelir. Yutkunma güçlüğü, boğazda takıntı ve ağrı hissidir. Ancak, gırtlağa yerleşen tümörün çapı büyükse bu yutma sırasında ağrıya, kanlı balgama ve nefes darlığına da yol açabilir.” Prof. Dr. Akçalı, özellikle sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklarından vazgeçemeyenlerin mutlaka yılda bir kez de olsa birkaç dakika süren kontrolü ihmal etmemeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

Bu yaziyi paylasin.
  • Oyyla
  • del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • 100puan
  • Bagcik
  • blogmarks
  • Blue Dot
  • Digg
  • Furl
  • Reddit.tr
  • Tusul
  • YahooMyWeb
  • Yumiyum
  • Buzla
  • Sevdm
  • Webiket
  • ideaREF
  • NTPY
  • Ask
  • Google
Tags: ,

Ocak
5
2008
9:19 am
Tags:
Post Meta :

Kanserojen maddelerden birini dudaklarınıza sürüyor olabilir misiniz? Evet, ruj; , kısırlık ve böbrek yetmezliğine yol açıyor.

Tehlikeli kanserojen maddelerden birini dudaklarınıza sürüyor olabilir misiniz? Peki bu madde, yediklerinizle birlikte dudaklarınızdan ağzınıza, oradan da vücudunuza doğru yol alıyor olabilir mi? Uzmanlar uyarıyor: Ruj ve oje yapıyor!…

Parlak ruj kanserojen çıktı
ABD’li uzmanlar, özellikle gençler arasında yaygın bir şekilde kullanılan parlatıcı ruj ve ojeler için alarmı verdi. Philadelphia’daki Fox Chase Merkezi’nde yapılan araştırmada, bu ürünlerde kullanılan bütil benzil ftalat (BBP) adlı maddenin meme kanseri riskini artırdığı ortaya çıktı. Fareler üzerinde yapılan araştırmaya göre, bu madde östrojen hormonu gibi davranarak vücuttaki dengeyi bozuyor.

Erken ergenliğe sebep oluyor
Kızlarda ergenliğe girme yaşını da erkene çeken BBP, meme kanserini de tetikliyor. Ayrıca araştırmada yağ hücreleri içine saklanan bu maddenin anneden çocuğa emzirme yoluyla da geçebildiği belirlendi. Böbrek sorunları ve kısırlık gibi rahatsızlıklara da neden olduğu daha önce ortaya çıkan BBP’nin çocuklara hitap eden ürünlerde kullanılması Avrupa’da ve ABD’nin Kaliforniya eyaletinde yasaklanmıştı. Bu maddenin oyuncaklarda, paketlerde, halı ve çözücülerde de kullanıldığı belirtildi. İki yıl önce yapılan bir araştırmada da idrarlarında fazla miktarda BBP’ye rastlanan kadınların doğurduğu çocukların da cinsel gelişimlerinin sağlıklı olmadığı ortaya çıkmıştı.

Kurşun dudaklı kadınlar
En tehlikeli ağır metallerden kurşun’un da kozmetik yapımında kullanıldığı söyleniyor. Kullandığınız rujun kurşun içerip içermediğini anlamak için altın bir eşyanızı ruja sürün. Eğer kurşun içeriyorsa altının değdiği yer siyahlaşacaktır.

Bu yaziyi paylasin.
  • Oyyla
  • del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • 100puan
  • Bagcik
  • blogmarks
  • Blue Dot
  • Digg
  • Furl
  • Reddit.tr
  • Tusul
  • YahooMyWeb
  • Yumiyum
  • Buzla
  • Sevdm
  • Webiket
  • ideaREF
  • NTPY
  • Ask
  • Google
Tags: ,

Ocak
1
2008
10:55 pm
Tags:
Post Meta :

Alternatif isimler

Akut çocukluk dönemi lösemisi , ALL , Kan Kanseri

Tanım

Lenfoblastlara benzeyen olgunlaşmamış beyaz kan hücrelerinin
sayısında artışla karakterize ilerleyici , kötü huylu bir
hastalıktır.

Nedenleri,Görülme sıklığı,Risk faktörleri

ALL çocukluk dönemi lösemilerinin % 80 inden sorumludur. 3-7
yaşları arasında sıktır. Erişkinlerde de görülebilir ve tüm
erişkin lösemilerinin % 20 ini oluşturur.

Akut lösemilerde kötü huylu hücrelerde olgunlaşma ve
farklılaşma fonksiyonu kaybolmuştur. Bu hücreler hızla
çoğalıp normal hücrelerin yerini alırlar. Habis hücreler
normal kemik iliği elemanlarının yerini aldıkça kemik iliği
yetmezliği gelişir. Normal kan hücrelerinin sayısında azalma
olduğu için kişide kanama ve enfeksiyon şikayetleri başlar.

Çoğu vakada görünür bir sebep yoktur. Bununla birlikte
radyasyon , benzen gibi bazı toksinler ve bazı kemoterapi
ajanları lösemi oluşumuna katkıda bulunur. Kromozomlardaki
anormallikler akut lösemi gelişiminde rol oynayabilir.

Risk faktörleri içinde Down Sendromu , lösemili kardeş ,
radyasyona maruz kalma , kimyasal maddeler ve ilaçlar
sayılabilir.

Hastalık 100.000 kişinin 6 sında görülmektedir.

Korunma

Çoğu vakanın sebebi bilinmediği için korunma yöntemleri de
bilinmemektedir.Toksinlere , radyasyona , kimyasal maddelere
maruz kalınmaması riski azaltabilir.

Belirtiler uzun süreli veya çok miktarda kanama olması

çürüklerin kolayca oluşması burun kanaması dişeti kanaması
adet kanamasında düzensizlikler deri içine kanamalar deri
döküntüsü veya peteşi ( kanamaya bağlı küçük kırmızı
noktalar ) , ekimoz ( çürükler ) gibi deri lezyonları
enfeksiyon yorgunluk sternum hassasiyeti ( sternum: göğüs
kemiği ) solukluk kemik ağrıları veya hassasiyeti eklem
ağrıları ( kalça , diz , ayak bileği , ayak , omuz , dirsek
, el bileği , elin küçük eklemlerinde ağrı ) lenfadenopati
(lenf bezlerinin büyümesi ) açıklanamayan kilo kaybı
dişetlerinin şişmesi ateş egzersizle kötüleşen solunum
güçlüğü çarpıntı

Tanı/Teşhis fizik muayenede büyümüş karaciğer-dalak ,

ekimoz ve kanama bulguları saptanır. beyaz kan hücrelerinin
sayısında anormallikler tam kan sayımı – anemi ( kırmızı kan
hücrelerinin azalması ) ve trombosit sayısında azalma
saptanır. kemik iliği aspirasyonu – kemik iliğindeki hücre
sayısında ve lenfoblastlardaki artışı gösterir. T lenfosit
sayımı hücre yüzey antijeni çalışmaları

Tedavi

Tedavinin amacı hastalığın remisyonudur ( hafifletilmesidir
). Periferik kan sayımı ve kemik iliği normale döndüğü zaman
remisyon sağlanır.

ALL antikanser ilaçların kombinasyonuyla tedavi edilir (
kemoterapi ). Kemoterapinin başlangıcında hastanın 3-6 hafta
hastanede kalması gereklidir. Bunu takip eden kemoterapi
seansları ayaktan verilebilir.

Kemoterapi prednison , vincristine , metotreksat ,
6-merkaptopürin ve siklofosfamid’i içeren 3-8 ilaç
kombinasyonundan oluşur. Ayrıca anemi ve düşük trombosit
sayısını düzeltmek için kan ürünleri vermek gerekibilir.
Gelişen herhangi bir ikincil enfeksiyon için antibiyotik
kullanılabilir.

İyileşme ( remisyon ) sağlandıktan sonra bel kemiği sıvısı (
spinal sıvı ) na saldıran lösemik hücrelerin tedavisi için
omurgaya kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulanabilir.

Takibeden tedavi , relapsları ( hastalığın daha da
kötüleşmesini ) önlemeye yöneliktir.

Yüksek doz kemoterapiye veya diğer tedavilere cevap vermeyen
ağır vakalar için önerilebilecek diğer bir tedavi seçeneği
de kemik iliği naklidir.

Prognoz/Hastalığın gidişi çocuklarda erişkinlerden daha

iyi sonuçlar elde edilir. yaklaşık % 95 vakada tam remisyon
sağlanır. Şifa oranı ise % 50-60 tır. erişkinlerin % 80 inde
tam remisyon , % 30-50 arasında şifa sağlanır. tedavisiz
yaşam süresi yaklaşık 3 aydır.

Komplikasyonlar/Riskler şiddetli enfeksiyonlar ALL nin

kötüleşmesi yaygın damar içi pıhtılaşma

Doktorunuza başvurun şüpheli ALL belirtileri gelişirse

kişide ALL ile ilgili sürekli ateş veya diğer enfeksiyon
belirtileri ortaya çıkarsa …

Bu yaziyi paylasin.
  • Oyyla
  • del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • 100puan
  • Bagcik
  • blogmarks
  • Blue Dot
  • Digg
  • Furl
  • Reddit.tr
  • Tusul
  • YahooMyWeb
  • Yumiyum
  • Buzla
  • Sevdm
  • Webiket
  • ideaREF
  • NTPY
  • Ask
  • Google
Tags: ,

Sonraki Sayfa »
Sayfalar: 1 2 3 ... 4
 
| Japonca Msn Sozleri | | Yeni Guzel Nickler | | Ümit Besen - Tahta Masa | | yılbaşı nick sözleri | | Çocuklarda utangaçlık | | PEYNİRLİ SU BÖREĞİ | | teyo korede | | Gülpembe - Barış Manço | | Nev - Sükut’u Hayal | | Gülşen - 3 Dakikada 3 Paralık |
Ekle Bunu